Gençken zamanın hiç geçmeyeceğini düşünen ve anı yaşayan bir gençlik yaşıyoruz. Hayat hiç bitmeyecek hiç yaşlanmayacağız gibi. Yaşlandıkça yüzümüzde oluşan izlerin bize ağırlığıdır kırışıklarımız. İçinde hayallerimizi, umutlarımızı, gençliğimizin bıraktığı izlerdir. Ama zamansız gençliği yaşayabildiğimiz devirde kırışıklarımızla neden yaşayalım ki? 21. Yüzyıldayız ve elimizdeki imkânları neden kullanmayalım? Çağımızda kullanılan en gelişmiş ve kolay yöntemlerden biridir Botoks

Vücudumuz o kadar hassas ve özenle yerleşmiş ki küçük kilit noktalara yapılan etkilerle geçici de olsa gençliğe dönme imkânımız bulunmaktadır. Botoks; bir markadır aslında, sinir uçlarına enjekte edilerek, sinir iletimini geçici olarak durdurmayı sağlamaktadır. Bu da sinirin çalıştırdığı kasın hareketinde azalma ya da kas hareketinin tamamen kaybolmasını sağlamaktadır. Diğer bir botulinum toksini markası da dysporttur ve bu iki markada Amerikan ilaç araştırma dairesi (FDA) tarafından da onaylanmış markalardır. Uygulamanın 1-2 mm kaşın dış uç kısmını kaldırma etkisi de kaş da daha güzel bir görüntüye de sebep olmaktadır. Her uygulama gibi bu da uzman ve deneyimli eller tarafından yapılmadığı zaman geçici de olsa sorunlara sebep olabiliyor. Uygulamanın amacı kırışıklığı azaltmak ya da tamamen giderilmesini sağlayarak geçici de olsa gençleşmemizi sağlar. Zamanla kalın çizgilere dönüşen kırışıklıklarımızdan uygulama sonrasında tamamen kurtulamazsak da azalma görülmektedir. Uygulama sonrasında yüzünüze o gün masaj yapmamanız ve yaklaşık 4-5 saat boyunca yatmamanız ya da yatar pozisyonda durmamanız gerekmektedir.

Yaptığımız işin, güneşin zararlı etkilerinin, sigara ve alkol kullanımlarının kırışıklık oluşma sürecini hızlandırdığını unutmamak, botoksun geçici bir yöntem olduğunu ve üst üste birkaç uygulama sonucu süresinin ve kırışıklıklarda azalmanın daha çok görüldüğü aşikârdır. Ama yüzümüzdeki sinir uçlarına ilaç enjekte edilip iletiminin kesilmesi ne kadar sağlıklı ya da doğrudur bu da sizin tercihiniz.