Gülmek; birçok sebepten ötürü olabilen bir mutluluk ifadesidir. Saymaktan yoracak kadar da vücudumuza ve psikolojimize güzel etkileri kanıtlanmış bir gerçektir. Gülmek bazen memnuniyetten, bazen mutluluktan, bazen de bir ifadeden ibarettir sadece. Gülmenin o kadar güzel tarafı varken bir de kötü bir tarafı vardır; kırışıklık. Günümüzde gayet popüler ve rağbet gören bir de çözümü vardır; Botoks.

Kırışıklık belli yaşlardan sonra mimik kullanımlarından dolayı ve bir de yaşın getirdiği etkileri eklediğimizde yaşanmışlığın çizgilerini verir bize. Ama sadece etkenin yaş ve mimik kullanımı olduğunu düşünmeyelim hemen. Kırışıklık; güneşin, sigaranın, tek pozisyonda uyumanın, stresin, uykusuzluğun, alkolün, cildimize gerektiği gibi bakmayıp onu nemsiz bırakmanın, genlerimizin ve tabi ki yerçekiminin de etkisiyle daha da hızlanmış olur. Ama 1600lü yıllarda yaşayan Amerikalı Kızılderililere dayanan ve günümüze kadar gelen, daha genç kalmamızı sağlayan bir karışım bulunmuştur ve adı günümüze dysport ya da bilinen adıyla Botoks olarak gelmiştir. Bu isim aslında sadece bir markadan ibarettir. Etken maddesi botulinum toksinidir ve vücudumuza yararı olduğu gibi usta ellerde uygulanmama sonucu ya da tedavi sonrası gereken özeni vermediğimizden istenmeyen sonuçlara da sebep olabilir. Uygulama geçici bir tedavidir ve etkisi ortalama 6 aydır. 6 ay sonunda yüzümüzde hiçbir şey kalmaz. Ama birkaç uygulama sonrasında etkiyi ve süreyi uzatabiliriz. Uygulama sonrasında yüzümü yıkayabilir ve makyaj yapabiliriz. Ama yüzümüzde noktasal morlukların olabileceğini ve hafif de olsa bir ödem oluşma ihtimalini de göz önünde bulundurmalıyız.

Her şeye rağmen botoksun bir ilaç oldu unutulmamalı ve uzman kişilerce enjekte edilmemesi sonucunda hem verdiğimiz parayı heba edip istediğimiz etkiye ulaşamayabiliriz hem de geçici de olsa göz kapağı düşüklüğüne sebep olduğu kesinlikle unutulmamalıdır.